Hazine ve Maliye Bakanlığı, 17 Mayıs 2024 tarihinde Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ni yayımladı. Genelgede tasarruf edilmesi istenen harcama kalemleri arasında, “Kırtasiye alımları” da yer aldı. Birgün gazetesinden Mustafa Bildircin’in haberine göre, kamu kurumları 2024 yılında toplam 6 milyar 233 milyon 77 bin TL’lik kırtasiye alımı yaptı. Kırtasiye alımlarının 2025 yılında azaltılması için kurumlar bir kez daha uyarıldığı, buna karşı 2025’te kırtasiye harcamasının, 2024 yılına göre 1 milyar TL’ye yakın artarak 7 milyar 47 milyon 938 bin TL’ye ulaştığı belirtildi.
TASARRUF TEDBİRLERİ KALKTI: KIRTASİYE MALİYETİ SON 3 AYDA 2 MİLYAR 476 MİLYON
Tasarruf Tedbirleri Genelgesi Mayıs 2027’de yürürlükten kalktı. 2026 yılının ilk yarısında 2 milyar 176 milyon 652 bin TL olan kamunun kırtasiye harcamasının, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 2 milyar 476 milyon 138 bin TL’ye yükseldiği öğrenildi. Kamuya Ocak-Eylül 2026 döneminde alınan kırtasiye malzemelerinin toplam maliyeti ise 4 milyar 652 milyon 790 bin TL olarak hesaplandı. Kamu kurumlarının yalnızca eylül ayında 1 milyar 57 milyon 229 bin TL’lik kırtasiye malzemesi aldığı aktarıldı. Kamunun, 2026 yılının üçüncü çeyreğinin sonunda imza attığı 4,6 milyar TL’lik kırtasiye alımlarının iki aylık dönemlere göre faturası, şöyle sıralandı:
• Ocak-Şubat: 276 milyon TL
• Mart-Nisan: 787,8 milyon TL
• Mayıs-Haziran: 1,1 milyar TL
• Temmuz-Ağustos: 1,4 milyar TL
• Eylül: 1 milyar 57 milyon TL
BÜTÇEDE DURUM NE: İLK 9 AYDA, GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 36 ARTIŞ
Öte yandan geçtiğimiz günlerde eylül sonu bütçe gerçekleşmeleri kamuoyuyla paylaşıldı. Dünya gazetesinden Osman Arıoğlu’nun yazısına göre, ilk dokuz aylık dönemde bütçe giderleri, geçen yılın aynı dönemine göre %36,4 artarak 13,95 trilyon TL’ye ulaştı. Yıl sonu için öngörülen harcamaların %73,5’i bu dönemde gerçekleşti. Faiz hariç giderler ise %36,7 artışla 11,7 trilyon TL oldu. 16,2 trilyon TL olarak öngörülen faiz hariç bütçe giderlerinin yaklaşık %72’si ilk dokuz ayda kullanıldı.
FAİZDE ÖNGÖRÜLEN BÜTÇE ÖDENEĞİNİN YÜZDE 82’SİNE ULAŞILDI
Faiz giderlerinde ise öngörülen bütçe ödeneğinin %82,1’ine ulaşıldı. Bu görünüm, faiz harcamalarının yıl sonu için ayrılan ödenek içinde tutulmasının kolay olmayabileceğine işaret ediyor. Enflasyondaki düşüşün yavaşlaması ve finansman maliyetlerinin yüksek seyri, bütçe gerçekleşmelerinde de kendini gösteriyor.
GİDERLERDE; PERSONEL VE FAİZ ÖNE ÇIKIYOR
Gider kalemleri bazında bakıldığında personel giderleri ile sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ödemeleri dikkat çekiyor. Personel ve devlet primi giderlerindeki artış, kamu harcamaları üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü gösteriyor. Bu kalemlerdeki gerçekleşmelerin öngörülen bütçe ödenek toplamının 3/4’ünü aşmış olması dikkat çekiyor.
VERGİ GELİRLERİ BÜTÇEYİ TAŞIYOR
İlk dokuz aylık dönemde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %34,5 artarak 12,1 trilyon TL’ye ulaştı. Bütçe gelirlerindeki gerçekleşme oranı %74,4 olurken vergi gelirlerinde bu oran %75,2’ye yükseldi. Yıl genelinde 13,8 trilyon TL olarak öngörülen vergi gelirlerinin yaklaşık 10,4 trilyon TL’si ilk dokuz ayda tahsil edildi.
BÜTÇE AÇIĞI 1,84 TRİLYON TL’YE YÜKSELDİ
Bütçe açığı, geçen yılın aynı dönemindeki 1,22 trilyon TL’den 1,84 trilyon TL’ye yükseldi. Buna karşılık faiz dışı dengede yaklaşık 411 milyar TL fazla verildi. Başka bir ifadeyle, faiz dışındaki gelirler faiz dışındaki giderleri karşılamaya yetiyor; ancak faiz harcamaları bütçe üzerinde önemli bir yük oluşturmaya devam ediyor.
VERGİ GELİRLERİNDEKİ ARTIŞIN KAYNAĞI: GELİR VERGİSİ VE BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ
Vergi gelirleri içinde gelir vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) tahsilatındaki artış öne çıkıyor. Gelir vergisindeki artışta ücret giderlerindeki artış ve özellikle yatırım fonlarındaki stopaj oranlarının artırılmış olmasının daha belirgin etkisi olduğu; BSMV’deki artışta ise finansal işlemlerin ve faiz oranlarındaki seyrin etkili olduğu söylenebilir.
Ekonomik faaliyetlerin seyrini izlemek açısından dahilde ve ithalde alınan katma değer vergisi tahsilatları da önem taşıyor. Dahilde alınan KDV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre %37,3, ithalde alınan KDV tahsilatı ise %30,2 arttı.
Dahilde alınan KDV’deki artışın enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi, iç piyasadaki nominal işlem hacminin kısmen güçlü seyrettiğine işaret edebilir.
İTHALATTAKİ ARTIŞ MİKTARDAN KAYNAKLANMIYOR
İthalden alınan KDV tahsilatındaki %30,2’lik artış, ilk bakışta ithalatın güçlü seyrini koruduğunu düşündürebilir. Nitekim Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre Eylül 2026’da ithalat geçen yılın aynı ayına göre %5,9 artarak 31,2 milyar dolara ulaştı. Ocak-Eylül dönemindeki artış ise %5,4 oldu.
Ancak ithalatın dolar cinsinden değerindeki artış, ithal edilen mal miktarının da aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 dış ticaret endekslerine göre ithalat birim değer endeksi geçen yılın aynı ayına göre %13,7 artarken ithalat miktar endeksi %2,8 geriledi. Özellikle yakıt fiyatlarındaki artış, ithalat faturasını yükselten unsurlar arasında yer aldı.
Bu veriler, ithalatın parasal değerindeki artışın önemli ölçüde fiyat hareketlerinden kaynaklanabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla ithalde alınan KDV tahsilatındaki yükselişi, ithalatın reel olarak arttığının doğrudan göstergesi olarak değerlendirmemek gerekiyor.
BÜTÇEDE FAİZ BASKISI
Özetle, ilk dokuz aylık bütçe gerçekleşmeleri iki önemli gelişmeye işaret ediyor: Vergi gelirleri bütçeyi desteklemeye devam ederken faiz giderleri harcamalar üzerindeki baskısını koruyor.”